Altan Hukuk | Uyuşturucu Ticareti

BONO VE ÇEKTE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ HAKKINDA MERAK EDİLENLER

A ) BONODA (SENETTE) ZAMANAŞIMI SÜRELERİ:

Bir alacağın zamanaşımı süresinin dolmuş olması alacak hakkının varlığını ortadan kaldırmamakla birlikte, o hakkın talep edilememesi sonucunu doğurmaktadır. Zamanaşımı süreleri def’i olup borçlu tarafından re’sen ileri sürülmelidir. Aksi takdirde yapılan işlem geçerli olacaktır. Hak düşürücü süreler gibi hakim tarafından re’sen dikkate alınmamaktadır. Poliçe, bono ve çekten oluşan kambiyo senetleri hakkında düzenlenen zamanaşımı süreleri Türk Ticaret Kanunu’nda yer almaktadır (TTK m.749). Bonoda 3 tür zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bunlar:

1-) Hamilin Düzenleyene Karşı İleri Süreceği Talepler Yönünden;

Vadesi gelmiş fakat ödenmeyen bir bononun hamili, senedi düzenleyene karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatabilecektir. Hamilin düzenleyene(asıl borçlu) karşı ileri sürebileceği talepler yönünden zamanaşımı süresi TTK’da 3 yıl olarak düzenlenmiştir. Düzenleyene karşı başlatılacak icra takiplerinde zamanaşımı süresi vadeden itibaren işlemeye başlamaktadır. Örneğin; vadesi 01.01.2020 olan bir bono sebebiyle bono alacaklısı, 01.01.2023 tarihine kadar (01.01.2023 günü dahil) talepte bulunabilecektir. Aksi halde zamanaşımı geçmiş olacaktır (TTK m.749/1). Bu tarihten sonra senet kambiyo vasfını yitirmekte olup, ancak borçluya karşı açılacak bir davada yazılı delil başlangıcı niteliğini haiz olacaktır. Bunun yanı sıra açılan davada tanık dinletilmesi de mümkün olacaktır. Konu ile ilgili emsal teşkil edecek Yargıtay içtihatlarından birisi özet olarak şu şekildedir:

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2013/13276 E. 2013/22909 K. ve 18.06.2013 tarihli kararında;

“…Bononun vade tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK'nun 690. maddesi uyarınca poliçedeki zamanaşımına ait TTK' nun 661 ve 663. madde hükümleri bonolar hakkında da geçerlidir. TTK'nun 661/1. maddesi; "Poliçeyi kabul edene karşı açılacak davalar, vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre poliçeyi kabul eden muhataba (bonoyu düzenleyen keşideciye) karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıldır. İcra takip dosyasının incelenmesinde, alacaklı tarafından 04.01.2007 tarihli borçlunun ev, iş yeri ve kimlik bilgilerinin vergi dairesinden sorulması talebinden, 23.02.2011 tarihli yenileme talebi arasında takip dosyasında zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığı, dolayısıyla bonolar için yasada öngörülen 3 yıllık zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmaktadır”.

2-) Hamilin Kendisinden Önce Gelen Müracaat Borçlularına Karşı İleri Süreceği Talepler Yönünden;

Vadesi geçmiş bir bononun hamili, elindeki bonoya dayanarak kendisinden önce gelen müracaat borçlularına (cirantalara) başvurabilir. Bu başvuru için zamanaşımı süresi, düzenleyene karşı yapılan başvurudan farklı olup 1 yıldır. Hamilin müracaat borçlularına karşı ileri süreceği talepler yönünden zamanaşımı süresi protesto tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Örneğin; protesto tarihi 01.01.2020 olan bir bono sebebiyle bono alacaklısı, 01.01.2021 tarihine kadar (01.01.2021 günü dahil) talepte bulunabilecektir. Aksi halde zamanaşımı geçmiş olacaktır (TTK m.749/2). Bu tarihten sonra cirantalara karşı yapılacak olan başvurularda zamanaşımı itirazı ile karşı karşıya kalınabilecektir.

3-) Ödeyen Müracaat Borçlusunun, Kendisinden Önce Gelen Müracaat Borçlularına Karşı İleri Süreceği Talepler Yönünden;

Bir bonoyu ödeyen müracaat borçlusu, kendisinden önce gelen müracaat borçlularına rücu edebilir. Ancak kanun, bu durumda zamanaşımı süresini diğer durumlara göre daha kısa tutmuştur. Buna göre, bono bedelini ödeyen müracaat borçlusunun, kendisinden önce gelen müracaat borçlularına karşı ileri sürebileceği talepler yönünden zamanaşımı süresi, ödeme tarihinden itibaren 6 aydır(TTK m.749/3). Örneğin; ödeme tarihi 01.01.2020 olan bir bono sebebiyle bono alacaklısı, 01.07.2020 tarihine kadar (01.07.2020 günü dahil) talepte bulunabilecektir. Aksi halde zamanaşımı geçmiş olacaktır.

Tüm bu durumların tamamında düzenleyene karşı ileri sürülecek talepler yönünden zamanaşımı sürelerinin hesabında genel kuraldan ayrılmayı gerektirir bir durum olmayıp, 3 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.


B ) ZAMANAŞIMININ KESİLME NEDENLERİ:

TTK’nın 750. maddesi zamanaşımının kesilme hallerini düzenlemiş olup şu şekildedir: TTK m.750’ye göre aşağıda yazılı hallerde, bonoyla ilgili düzenlenen zamanaşımı süreleri kesilmiş olur. Zamanaşımı süresinin kesilmesinden sonra kesilen zamanaşımı süresi, (sıfırdan) yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının durmasında olduğu gibi kaldığı yerden devam etmez.

  1. Davanın açılması
  2. İcra takibinin yapılması
  3. Davanın ihbarı
  4. Alacağın iflas masasına bildirilmesi

Zamanaşımına uğramış bir bonoyla ilgili bono alacaklısı takibe girişse dahi, borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerek ödemeden kaçınabilecektir. Bu durumda, alacaklı TTK m.732 hükmüne dayanarak düzenleyene(borçluya) karşı, bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içinde, sebepsiz zenginleşme davası açabilecektir.

Diğer taraftan alacaklı, 1 yıl içinde sebepsiz zenginleşmeye dayanarak dava açmaz veya bu süreyi kaçırır ise, artık sadece var olan temel ilişkiye dayanarak alacağını isteme hakkına sahip olacaktır. Örneğin, bono, bir sözleşmeye istinaden verilmiş ise, sözleşmeden kaynaklanan 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde, dava açarak alacağını düzenleyenden(borçludan) talep edebilecektir.


C ) ÇEKTE İBRAZ SÜRELERİ:

Kambiyo senetlerinden bir diğeri olan ve ticaret hayatında sıklıkla kullanılan çek, esas itibariyle bir ödeme aracı olduğu için çekte vadeden farklı olarak kısa ibraz süreleri bulunmaktadır.

  • Çek, keşide edildiği yerde ödenecekse keşide tarihinden itibaren on gün içerisinde,
  • Çek, keşide edildiği yerden başka yerde ödenecekse bir ay içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmelidir.
  • Ödeneceği yerden başka bir yerde keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içerisinde muhataba ibraz edilmelidir.

Tüm bu süreler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. İbraz süreleri önemlidir, çünkü bu süreler içinde çek ibraz edilmezse; çek kambiyo senedi özelliği vasfını yitirir. Bunun sonucu olarak çek, kambiyo senetleri devir usulü olan ciro ve teslimle devredilemez ve kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konu olamaz. Burada belirtilen ibraz süreleri hak düşürücü sürelerdir. Bu durumda çek hamili ibraz sürelerine itibar etmez ve süreyi kaçırırsa alacağını asıl borç ilişkisine dayanarak talep edebilecektir. Süresi içerisinde ibraz edilmeyen çek yazılı delil başlangıcı olur ve konu hakkında ancak tanık dinletilerek ispat yolu izlenebilir. İbraz süresinde çek ibraz edilmezse veya ibraz edilse de muhatap banka ödemez ve bunun üzerine ibraz süresinde prostesto çekilmezse müracaat hakkı kaybedilir.


D ) ÇEKTE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ:

TTK m. 814/1-2: “Hamilin, cirantalarla, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar”.

Çekler ile ilgili olarak yukarıdaki maddede yazılı zamanaşımı süresi eski kanunda 6 ay iken yeni Türk Ticaret Kanunu ile bu süre 3 yıla çıkarılmıştır. Bu süre çekin ibraz süresinden itibaren değil ibraz süresinin dolduğu günün bir gün sonrasından başlayacaktır. Bu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir.

1-) Çekte Zamanaşımını Kesen Nedenler Nelerdir ?

Bu husus TTK’ nun 750. md. ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir”.

Zamanaşımı kesildikten sonra, süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. İcra takibinin de işte bu yeni zamanaşımı süresi içerisinde yapılmış olması gereklidir. Takiple zamanaşımı kesildikten sonra, icra dosyası yasada öngörülen bu süre boyunca takipsiz bırakılmamalıdır. Aksi halde itiraz tarihine göre zamanaşımı gerçekleşmiş olacaktır. Böyle bir durumda da borçlunun zamanaşımı itirazı kabul edilerek takip iptal edilecektir.

2-) Çekte Zamanaşımının Sonuçları Nelerdir ?

Zamanaşımına uğramış çek ile genel haciz yoluyla takip yapmak dahi mümkün olmayacaktır. Eğer takip başlatıldıysa borçlunun zamanaşımı itirazı üzerine bu takip iptal edilecektir. Çekte zamanaşımı hangi borçlu yönünden gerçekleşirse ancak o borçlu yönünden geçerli olacaktır(TTK m. 751/1). Ancak zamanaşımına uğramış çekler delil kabul edilebilecek ve temel ilişkiye dayandırılarak dava açılabilecektir. Şayet borçlu temel borç ilişkisinin sona erdiğini iddia edecekse bu hususu ancak ödemeye dair kanıtlar ile ispatlayabilecektir. Bu durumda ispat yükü borçludadır.

3-) Zamanaşımına Uğramış Çek İçin Hangi Yollara Başvurulabilir ?

Bunun için üç farklı yöntem uygulanabilir;

  • Çek hamili, zamanaşımına uğrayan çeki, açacağı davalarda yazılı delil başlangıcı olarak kullanabilicektir.
  • Asıl temel borç ilişkisine dayanarak dava açılabilecektir. Yani asıl borç ilişkisinden kaynaklanan zamanaşımına dayanarak dava açabilmek mümkündür.
  • TTK m. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme davası açılabilecektir.
iletişim
© 2019 ALTAN HUKUK & DANIŞMANLIK BÜROSU | Tüm Hakları Saklıdır.